15/10/2009 · Kategori: DUA'LAR

Insan-Allah iliskisinin zayiflamasi veya kopmasi tehlikesinden dolayidir ki Kur'an-i Kerim'de Allah'a yakarmak emredilmis ve en kotu sartta bile O'nun yardiminin aranmasi ve umulmasi istenmistir.
esi kisarak sozu yukseltmektir dua. Kelamdir, duyus ve hissedistir. Kuvvet ve kudret karsisinda aczin ve zavalliligin sinanmasidir. Kimi zaman ise Allah'in adini anmak icin yakaristir. Ama ne olursa olsun, gozyasi kadar icten ve kar tanesi gibi bembeyazdir dua.
Dua, Allah'in Rablik ve ilahlik hakikatine kóklú bir siginma hadisesidir. Dua, insanin varlik karakterinin tabii bir parcasidir ve onu tamam-layan dorduncu boyuttur. Dolayisiyla dua, insani fizikótesi ilahi gercekliklere gótúrúr.
Eller duaya kalkinca
Dua eden insanin evrene yaydigi pozitif bir enerji vardir. insan siradan bir davranistan uzak olarak duaya yoneliyorsa, bu dua oncesinde bilincli veya bilincsiz olarak hem zihinsel, hem de duygusal bir yogunlasma halindedir. Bu yogunlugun yónú, dua edecek olanin Allah karsisindaki acziyetini idraki acisindan ice dogrudur.
Ancak icteki yogunlasma oncelikle hissedilen manevi haz olarak disa yansimaya basladikca yón degistirir, Artik dua etme davranisi olarak ellerini goge acan insanin heyecani artmistir. sairin "Dua terli avuclarimin terli úlkesi" misrasi, bu anlamda bir tur dua heyecanini ifade etmektedir. Kalpte hissedilenler veya hissedilmesi istenenler birbiri ardinca kelime kaliplarina dokulmektedir.
"Yagmur olsun diye sacar góklere / Elinde biriken dualarini." diyen Akif inan'in dizeleri, duanin cift yonlúlúgúnú ifade etmesi acisindan anlamlidir.
insan benlik butunluguyle dua edebilirse, bir takim ihtiyaclari sóz konusu olsa bile, kendisinde biriktirdigi anlam dunyasinin sóz ve imgelerini Yuce Allah'a ulastirma amacina yónelir. Adeta bir bumerangin fonksiyonu gibi, insanin her turlu rolden uzaklasarak yaptigi dualar yine kendisinin ruhunu aydinlatacaktir. Gokten yagan rahmet yagmuru, ayni zamanda kendisiyle birlikte diger varliklari da olgunlastirmak uzere kapsayacaktir.
Galip olana siginmak
Allah'in galibiyeti sureklidir ve her yeri kapsamaktadir. Bu konuda su ayetler dikkat cekicidir:
"Allah, buyrugunu yerine getirendir, ama insanlarin cogu bilmezler." (Yusuf, 21)
"0 kuvvetlidir, galiptir." (Sura, 19)
"Allah, 'Elbette ben ve elcilerim galip gelecegiz' diye yazmistir. suphesiz Allah gucludur, galiptir." (Múcadele, 21)
Kendi varligi karsisinda boyle guclu ve hakim bir yaratici olan Allah'in buyuklugunu ve gucunu hissedebilen insanin duasi suresince algi kapilari temizlenmeye ve acilmaya devam etmez mi?
"Eger algi kapilari temizlenseydi, hersey insana oldugu gibi gorunurdu; sonsuz." denildigi gibi, dua ettikce algilarimizin seviyesi yukselmektedir. Dolayisiyla dua, ruhumuzun derinliklerini ve sinirsizligini kesfedebilmemiz icin buyuk bir imkandir. Bir baska ifadeyle, dua ile insan varolus sinirlarini zorlayabilir. Bu dua motivasyonuna kavusabilmek icin, ikbál'in
dua misralarinda gectigi uzere, insanin kendisini bir sel gibi dusunmesi ve gúrúl gúrúl akabilmesi icin Allah'tan genis idrak alanlari talep etmesi gerekmektedir,
Bilincimizde Allah'in bizim her durumumuzun farkinda oldugu bilgisi yer aldigi icin O'na yonelerek dualarimizda ihtiyaclarimizi arz ederiz. Bu bilgiye ilaveten, sikintilardan kurtulmanin Allah'a bagli oldugu bilgisi de bizi duaya yoneltir. Tersi bir ifadeyle su sekilde de soylememiz mumkundur: Dua etmekle insan, Allah'in kendisini kusattigi ve boylece O'nun kudretiyle sIkintilarini asabilecegi bilgisini tecrube eder. insanin bu tur bilgisi veya tec-rubesi yoksa, insan belalardan kurtulamaz bir hale gelebilir ve kisinin zihnine bu gibi belalarin tesadufen basimiza geldigi ve sans eseri ortaya ciktigi suphesi dusebilir.
Allah dualara icabet eder
Allah dua eden insanin beklentilerini karsiliyorsa bu durum asla tesadufen degildir. suphe icerisinde kalan, hatta Allah'in sIkintilarimizla ilgilenmeyecegini dusunen insan ise, O'nun ilahí destegine kavusmaktan uzak kalacaktir. insan-Allah iliskisinin zayiflamasi veya kopmasi tehlikesinden dolayidir ki Kur'an-i
Kerim'de Allah'a yakarmak emredilmis ve O'nun en kótú sartta bile yardiminin aranmasi ve umulmasi istenmistir:
"Musa, kavmine, 'Allah'tan yardim isteyin, sabredin' dedi. Yeryúzu Allah'indir, onu kullarindan diledigine verir. Sonuc, korunanlarindir." (A'raf, 128)
"Siz Rabbinizden yardim istiyordunuz, 0 da: 'Ben size birbiri ardinca bin melek ile yardim edecegim' diye duanizi kabul buyurmustu." (Enfal, 9)
Ibn Haldun, bir amelin degerinin ve serefinin ona duyulan ihtiyac ólcúsunde artacagini belirtir. (Mukaddime, 11/918)
Dua pratiginin degeri de bu noktada ortaya cikmaktadir. Allah'a karsi gorevlerini hic ya-pamayan insandan bu gorevlerini en iyi bir sekilde yerine getiren insana kadar herkes ellerini acip dua etmeye ihtiyac duymaktadir.
ihtiyaclarimiz fiziksel eksikliklerimizden psikolojik beklentilerimize kadar farkliliklar arz edebilir. Veya ayni zamanda, manevi yuk-selisimizi gerceklestirmek ve ilahí olana kavusabilmek gibi benligimizin derinliklerinden gelen yonelimlerle de dua edebiliriz. Hangi túr yonelimle olursa olsun insan, dua ederek ihtiyac sahibi oldugunu kabul etmektedir. Bir amel ola-rak dua boylece deger kazandigi gibi, dua eden insan da acziyetinin itirafiyla sereflenmektedir.
Ahmet Alemdar
Semerkand Tasavvufi dergisi alinti


Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır