İSKENDER PALA- "KİTAB-I AŞK" Kitabından..

Açıkken gözbebeğimize yerleşende,göz yumduğumuzda gönlümüze sızanda sevgi değil miydi bir vakitler  

  * Sevgi bir acıydı herhalde, bir kederdi, kah hüzünle kah mutlulukla hatırlanan. Beklide sabırdı sevgi, affetmekti, gelecek günler adına.  
Sevgilinin yüzü mü ; ask yanginini alevlendiren ilk kivilcimdir.
Asigin kalbi mi , ilk bakistan sonra suda eriyen bir mehtap.
Göz...Savasi baslatan haberci.
Bakis...Elde olmayan kader, ilahi kaza.
Ve ask...Kalp ile göz arasinda kutlu bir hadise.

  Coook sonralari kalp göze diyecektir ki,"beni bu onulmaz derde iten sensin.Sefayi sen sürdün , aciyi ben cektim.Nimet senin ,zahmet benim oldu.Sen sevinirken ,kaygilanan ben oldum.Bakislarini arttirdikca sen, dertlerimi cogalttin benim.Zafere eren sen ,hezimete ugrayan ben.Sen emirlerine itaat edilen hükümdar oldun, ben senin pesinde kosan tebaan.Sen emir, ben esir.Melik iken memlük ettin beni."

  Sonra devam eder:
  -Ey göz! Sen ikisin, ben birim.Iki kisinin bir ferde saldirip onu öldürmesi zulüm degildir de nedir?!..Simdi agla o halde, ettigin zulmün cezasini cek bakalim!..

  Göz buna karsilik ayet-i kerime ile cevap verir:

  "Gercek su ki; gözler kör olmaz, ancak sinedeki kalpler kör olur."(Hacc/46)

  Ebu Hureyre der ki: "Kalp bir kral ise, organlar emrine amade askerler gibidir.Kral iyi davranis icinde olursa, askerlerde ona uyar.O fenalik yaparsa, emrindeki askerler de fena davranir."

  Göz der:"O halde ey kalp, kendini de beni de helaka sürükleyen sensin.Seni perisan eden yegane sey,Allah'in sevgisinden zikrinden ve emrettiklerinden uzak kalmandir.Sen baskasinin sevgisini O'nun sevgisine tercih ediyorsun ve askin yükünü bana yüklüyorsun.Simdi aglayan benim, yanan sen.Ne sen beni kurtarabilirsin, ne de ben seni söndürebilirim.Ben su serptikce senin alevin artacak,sendeki ates arttikca ben daha cok yas akitacagim.
Yoksa 'Hayirli olani su degersiz seyle mi degistirmek istiyorsunuz?' (Bakara/61)

  Yedi Aski'nin sairlerinden biri söyle soruyor:

  "Saskin vaziyetteyim; nefsimi mi azarlayayim, arzulu gözümü mü,yoksa kalbimi mi?"

  *”Doğumsuz, ölümsüz, artmaz, eksilmez bir güzellik” diyor Eflatun aşk için. “Artmaz” kısmında külliyen yanılıyor üstad. Devamlı artmayan bir duygunun aşk olması ne mümkün.  

  *Ne din, ne yasalar yasaklamıştır aşkı; yürekler Allah’a aittir çünkü.  

  *Çünkü aşk bakmakla güzelleşir, konuşmakla zenginleşir ama dokunmakla bozulur  
Oysa aşk iki kişi arasında asla eiştlenmeyen bir şeydi.Allah,aşığın uğraştığı sevgiyi maşuktan esirgemişti.Bunun içindir ki aşıklar,ya kendilerine verilen derdin aynısının sevgiliyede verilmesi yada sevgilideki vurdumduymazlığın aynısı ile kendilerine de ihsanda bulunulması için yakarır dururlar.İsterler ki,Allah aşkı seven ile sevilen rasında eşit bölüştürsün... Oysa aşk bu demek değildir.Seveni sevmek kolaydır;magfiret o sevmediği zamanda onu sevebilmektir. Gerçek aşık bilir ki,kendi içindeki aşk ateşinin aynısı sevgilide de vardır ve gönülsüz de olsa,o da aşkı duyumsamaktadır.Ne var ki sevgili çok sabırlı,aşık ta sabırsız oldugu için bu aşk yarası tek taraflı kanamaktadır.O acılar,o ayrılık vehasret ateşleri aşığı yakıyorsa öte yandan da pişiriyor demektir...

  Aşık ,ancak bu pişme sürecinde ham iken oldugn,çiğ iken kâmil olur.Çünkü aşk yolunda varılacak merhalelerin en yücesi,aşkın olgunluğu ile kendi dünyasını kurabilmektir.O mertebeye gelindikten sonra aşk uğrunda can vermek aşığa âsân gelir..

  * Şimdiki gençler galiba gizli kalması gerekeni açık ettikleri (ne ayıp!...) ve sevgililerinin adlarını dillendirmekle kalmayıp aradaki macerayı da başkalarıyla paylaştıkları için aşkın gülümseyişlerini ve zenginliklerini ıskalıyorlar.çünkü sırlara hükmetmek ayrıcalık ve olgunluktur  

  Öyle ki, sevgili gizli bir hazinedir de bilinmesi aşığı kıskandırır.  
'keşke Züleyha'nın Yusuf'u olsaydım; faniden BAKİ'nin sonsuz ummanına dalsaydım.Mecnun olsaydım; Leyla'yı vesile kılıp MEVLA'yı bulsaydım.Hallac-ı Mansur olup En'el HAKKI haykırsaydım.Herşeyden önemlisi O'na layık bir kul olsaydım...



*Aşık olmak demek, nur gelen tarafa yüzünü pencere açmaktır.Çünkü gönül, gerçek dostun yüzü ile aydınlanır,nurlanır.  

İSKENDER PALA- "KİTAB-I AŞK" Kitabından..

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !